SURİYE’NİN HUZUR ARAYIŞI VE TARİHE DUYDUĞU ÖZLEM
Suriye’de Aktif Olan Güçler
Türkiye, Rusya, ABD ve İran. Suriye’de aktif olarak güç bulunduran ülkeler. Bunun yanında katil İsrail’de sık sık Suriye’yi vurarak çatışmaların içinde yer alıyor.
Suriye muhalefetinin en önemli unsurlarından “Özgür Suriye Ordusu” (ÖSO), yeni adıyla “Suriye Milli Ordusu” (SMO) yer alıyor. Bu silahlı gruplar Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin kontrolü altındaki “güvenlikli bölgelerde faaliyet gösteriyor.
Ayrıca Fırat’ın doğusunda terör örgütü PKK uzantısı YPG/PYD’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolünde bir bölge var. Bu yönetim ABD’nin himayesi altında bulunuyor.
Bir de Türkiye’nin kontrolündeki ÖSO/SMO çatısı dışında kalan ve Hatay’a komşu İdlib’de sahayı kontrol eden BMGK tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) var.
Suriye İç Savaşından Halep
Suriye iç savaşı 2011 yılı mart ayında başlamıştı. Muhtelif aşamalardan geçen iç savaşın kırılma noktası, geniş bir bölümü silahlı muhalefetin kontrolüne geçmiş olan Halep’te yaşandı. Esad ordusu, Rusya ve İran’ın destekleriyle Halep’i kuşatma altına aldı. Halep’teki direniş, 2016 Aralık ayında muhalefetin yenilgiyi kabullenmesiyle son buldu.
Silahlı muhalefetin Halep’ten çekilmesi 22 Aralık 2016 tarihinde tamamlandı. Bu gelişme genellikle iç savaşın Esad rejiminin lehinde son bulması şeklinde yorumlandı.
Halep Yeniden Çatışmaların Merkezi Haline Geldi.
Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) öncülüğündeki bazı muhalif grupların 27 Kasım’da başlattığı “Saldırganlığı Caydırma” operasyonu ile Halep hızlı bir şekilde ele geçirildi. Şimdi de İdlib’in güneyinde yer alan Hama ele geçirildi. Muhakkak ki bu yeni durum, bütün Suriye ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Suriye’deki tüm aktörleri etkileyecektir.
Esad’ın Yanlış Politikaları Devam Ediyor.
Muhalif grupların 7 yıl sonra Halep’te kontrolü ele alması Esad’ın çok büyük bir zemin kaybına uğramasına neden oldu. Esad’ın Suriye’de kontrolü önemli ölçüde eline aldığı algısı bu olaylarla ağır bir darbe yemiş oldu.
Suriye ordusunun bir direniş gösteremeyerek sahada ciddi bir şekilde dağılması Esad’ın askeri gücündeki zafiyeti bütün çıplaklığıyla gösterdi. Üstelik en önemli destekçileri olan Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ederek yürüttüğü savaş, diğer destekçisi İran’ın Hizbullah’ın Lübnan’daki yenilgisi de dahil olmak üzere İsrail karşısında gerilemesi, Esad’ı dış destekler bakımından da zor bir duruma sokmuş bulunuyor.
Tabii yaşananlar şu soruyu akla getiriyor: Halep’i bile koruyamayan bir rejim ordusu, Türkiye’nin kuzeyden çekildiği bir senaryoda bu bölgenin güvenliğini nasıl sağlayacak?
Eğer Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelen çağrılara olumlu karşılık verip Ankara ile sınırlı da olsa bir normalleştirme sürecini başlatmış olsaydı, büyük bir ihtimalle bugün Suriye’de bu gelişmeler yaşanmıyor olacaktı. Ve Esad’ın acizliği bu kadar net bir şekilde ortaya çıkmayacaktı.
Bu yönde bir gelişme, HTŞ’yi Türkiye’yi karşısına almaması için Esad’a karşı bir saldırıya kalkışmaktan caydırabilirdi.
Ortaya çıkan jeopolitik tablo Türkiye’nin konumunu nasıl etkiler?
Ankara’nın en önemli kaygısı, dünkü Dışişleri açıklamasında görüldüğü gibi çok kalabalık bir iç göçmen kitlesinin yaşadığı İdlib’de sükunetin bozulması.
Her halükârda, yayılmakta olan son krizin Türkiye ile Rusya arasında bir noktada üst düzey siyasi diyaloğu davet etmesi kaçınılmaz görünüyor. Bu süreçte yakından bakılması gereken kritik bir soru, Türkiye’nin Münbiç’e dönük beklentilerinin de bu müzakerenin tamamlayıcı bir noktası olup olmayacağıdır. Benzer şekilde, bu bölgelerde sahadaki gelişmeleri de yakından izlemek gerekiyor.
Tel-Rıfat’ın Önemi
Tel Rıfat’ın jeostratejik açıdan çok önemli bir yer. Tel-Rıfat Suriye’nin kuzeybatısındaki Halep’in kuzeyinde ve 40 km uzağındadır. Tel-Rıfat’ın kuzeyinde Kilis, batısında Afrin bulunur. Başka bir değişle Tel-Rıfat Fırat Kalkanı Harekâtı Bölgesi ile Zeytin Dalı Harekâtı Bölgesini birbirine bağlayan bir hat durumundadır.
Tel Rıfat’ı konrtol etmek bir anlamda Halep üzerinde söz sahibi olmak demektir.
Tel Rifat ile Menbiç’te Ne Olacak?
Herkes dikkatlerini Halep’e çevirirken, Halep’in hemen kuzeyindeki Tel Rifat ve doğusunda Münbiç’te sahada yaşanan gelişmeleri de aynı tablonun içindeki unsurlar olarak görmek gerekiyor. Her iki bölgede de PKK uzantısı YPG unsurları faaliyet gösteriyor.
Putin 22 Ekim 2019 tarihinde Erdoğan ile vardığı Soçi mutabakatında YPG unsurlarını bu iki yerleşimden çekme taahhüdünü üstlenmiş, ancak Rusya bu taahhüdünü uygulamada yerine getirmemişti.
Ankara burayı çok yakından takip ediyor ve canını sıkan unsurları çok net dile getiriyor. Bu duruma seyirci kalmayacağını net bir şekilde ifade ediyor.
YPG’nin Tel Rıfat’ı ele geçirmesi esnasında, bölgede yaşayan tüm sivil halk da kaçmak zorunda kalmıştır. Tel Rıfatlıların büyük çoğunluğu Azez şehrine kaçmış ve Türkiye sınırındaki Selame kampına yerleşmişlerdir. Kampın mevcut nüfusunun 150 bin olduğu değerlendirilmektedir.
PKK Ne Yapıyor?
ESAD PKK/YPG’DEN DESTEK İSTEDİ
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre; Suriye rejim güçleri, muhaliflerin Halep’e yönelik operasyonunun başlaması ile hâkimiyetindeki alanları çok kısa süre içerisinde kaybetti. Bu durumun ardından Suriye rejimi, muhalifler karşısında terör örgütü PKK/YPG’den destek istedi. Suriye rejimi, kontrolü altındaki toprakları Fırat’ın doğusunda yer alan PKK/YPG güçlerine devretmeye başladı. Bu nedenle Fırat’ın doğusundan çok sayıda PKK/YPG mensubu Halep bölgesine geçti.
TERÖR KORİDORU PLANI DEVREYE GİRDİ
Suriye rejim güçlerinin kontrolündeki bölgeleri kendilerine bırakışını fırsat olarak gören terör örgütü PKK/YPG ise Tel Rıfat ile Suriye’nin kuzeydoğusu arasında bir terör koridoru oluşturma planını devreye soktu.
Suriye Milli Ordusu, PKK/YPG’nin Tel Rıfat ile Suriye’nin kuzeydoğusu arasında terör koridoru oluşturma planına karşı Özgürlük Şafağı Operasyonu’nu başlattı.
- Suriye Milli Ordusu, Özgürlük Şafağı Operasyonu’nda Halep ilindeki Kuveyris Askeri Havaalanı’nı ele geçirerek, PKK/YPG’nin Tel Rıfat-Münbiç lojistik hattını kesti.
- Tel Rıfat tamamen ele geçirildi
Sonuç olarak, bölgesel konjonktür Türkiye ve Suriye muhalefeti lehine gelişti. Türkiye Bahar Kalkanı Harekâtı sürecinden bu yana İdlib’i adeta etten bir duvar örer gibi örmüştü. Bu bakımdan bu alanda faaliyet gösteren muhalifler, böylesi bir konjonktüre yönelik hazırlıklarını sürdürmüştü..

Comment here